1. Ana Sayfa
  2. Sağlık
  3. Akciğer kanseri hakkında herkesin bilmesi gereken 7 gerçek

Akciğer kanseri hakkında herkesin bilmesi gereken 7 gerçek

Akciğer kanseri hakkında herkesin bilmesi gereken 7 gerçek



Dünya çapında en tehlikeli ve yaygın kanserlerden biri olan akciğer kanseri genellikle geç teşhis edildiği için tedavide başarı oranı düşüyor. İşte akciğer kanseri hakkında bilinmesi gereken noktalar.

Akciğer kanseri, akciğer dokularında kanser hücrelerinin bulunduğu bir hastalıktır. Akciğerler vücuda oksijen getirir ve vücudun hücre metabolizmasının bir yan ürünü olan kandaki karbondioksiti alır. Bronş adı verilen tüpler akciğerlerin içini oluşturur. Hücrelerin mikroskop altında nasıl göründüğüne dayanan iki tür akciğer kanseri vardır: Küçük hücreli akciğer kanseri ve küçük hücreli olmayan akciğer kanseri.

Akciğer kanseri hem erkeklerde hem de kadınlarda önde gelen ölüm nedenlerinden biridir. En sık 55-65 yaşları arasında görülür ve 1000 kişiden 1’ini etkiler. Akciğer kanserlerinin çoğu sigara ile ilişkilidir. Günlük içilen sigara sayısı ve sigaraya başlama yaşının erken olması akciğer kanseri riskini artırmaktadır. Pasif içiciliğin de riski artırdığı bilinmektedir. Yüksek düzeyde kirlilik, radyasyon ve asbeste maruz kalma da riski artırabilir.

Akciğer kanseri hakkında herkesin bilmesi gereken 7 gerçek #1

AKCİĞER KANSERİ HAKKINDA BİLİNMESİ GEREKEN 7 GERÇEK

Her türden kanser hücresi farklı şekillerde büyür ve yayılır ve bu nedenle farklı şekilde tedavi edilir. Akciğer kanserini erken aşamada fark edebilmek diğer kanserlerde olduğu gibi son derece önemlidir.

Peki, akciğer kanseri hakkında neler bilinmeli? Kimler risk altında? Kendinizi ve sevdiklerinizi nasıl korursunuz? Hangi tedavi yöntemleri var?

İşte akciğer kanseri hakkında bilinmesi gereken 7 önemli nokta.

Akciğer Kanserinin Tek Nedeni Sigara Değildir

Akciğer kanseri, akciğer dokusunda bir değişiklik ve bozulmadır. Bu kanser türü toplumda genellikle sadece sigara içenlerin hastalığı olarak kabul edilir. Ancak güncel verilere göre akciğer kanseri sigara içmeyenlerde de giderek yaygınlaşıyor.

Akciğer kanseri vakalarının yaklaşık yüzde 85-90’ı pasif içicilik de dahil olmak üzere tütün kullanımıyla ilişkilidir. Risk faktörleri arasında sadece sigara içmek değil, kronik akciğer hastalıkları, havası kirli yerlerde yaşamak, zararlı mesleki faktörler, genetik yatkınlık da bulunmaktadır. Ancak başka sebepler de vardır:

– Zararlı maddelere, özellikle radon, asbest, arseniklere maruz kalma,

– Radyasyona maruz kalma (radyasyon tedavisi dahil),

– Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı,

– Yüksek konsantrasyonlarda sürekli toz solunması,

– Genetik.

Akciğer Kanseri Belirtilerini Öğrenin

Akciğer kanserinin belirtileri çok yönlüdür. Genellikle kişi kendini güçsüz hissetmeye başlar ve nefes darlığı atakları görülür. Hastaların yüzde 20-25’inde hastalık farklı bir öksürükle başlar. Ancak akciğer kanseri riski taşıyan hastaların çoğunda öksürüğün yaygın bir belirti olduğu unutumamalıdır. Uzun süreli olarak farklı şekillerde ve yoğunlukta öksürük görülmesi, bir uzmana başvurmak için yeterlidir.

Uzun süreli ateş, sağlıklı olunmasına rağmen öksürük, güçsüz hissetme ve daha önce hissettiğinizden farklı hissetme gibi belirtiler yaşıyorsanız mutlaka bir uzmana başvurun.

Diğer Hastalıklara Benzer Belirtiler Gelişebilir

Sağlık konularında doğru yönlendirme her zaman önemlidir. Öksürük, ateş, halsizlik ve nefes darlığı atakları şikayetleri olan bir hasta, bu belirtiler kesin olarak akciğer kanserini gösteremeyeceğinden, önce bir göğüs hastalıkları uzmanına başvurabilir.

Herhangi bir onkolojik tanıdan şüphelenildiğinde, hasta bir onkolog tarafından muayene edildiği ve ek bir muayenenin yapıldığı uzman bir kuruma gitmelidir. Akciğer kanseri durumunda, kontrastlı göğüs ve karın BT taraması, beynin MR’ı ve hastalığın durumunu anlamak için farklı testler yapılır. Bu testlerden sonra uzmanlar, kanserin türüne ve seyrinin özelliklerine bağlı olarak kesin tanı ve tedaviye karar verirler.

Vakaların Çoğu Daha Sonraki Aşamalarda Teşhis Edilir

Hastalığın ilk evreleri asemptomatik olabilir, bu da akciğer kanserini özellikle tehlikeli hale getirir. Birinci ve ikinci aşamalarda tümör nadiren kendini hissettirir. Bunun nedeni büyük ölçüde akciğerlerde ağrı reseptörlerinin olmamasıdır. Zamanla tümör birkaç santimetreye kadar büyür. Bu aşamada tümör hücreleri diğer organ ve dokulara nüfuz etmiş ve metastaz oluşturmuştur.

Sonuç olarak, akciğer kanseri vakalarının yarısından fazlası daha sonraki aşamalarda teşhis edilir. Küçük hücreli ve küçük hücreli olmayan akciğer kanserinde tanı anında hastaların yarısından fazlasında metastaz (farklı dokuya yayılma) bulunur.

Hastalığı Erken Evrede Tespit Etmek Mümkün

Akciğer kanserinin zamanında teşhisi, tedaviye zamanında başlanmasına ve yaşam kalitesinin korunmasına yardımcı olacaktır.

Sigara içenler için uzmanlar, 30 paket/yıl ya da 30 yıldır günde 1 paket sigara içtikten sonra düzenli kontroller yapılmasını önermektedir. 20 yaşında sigara içen ve günde yaklaşık bir paket sigara içen bir kişi 50 yaşında ilk akciğer kanseri taramasını yaptırmalıdır, 2 paket sigara içmişse 35 yaşında doktordan randevu alınmalıdır.

Elektronik Sigaralar Akciğerlerde Kansere Dönüşebilecek Değişikliklere Yol Açar

Tabii ki sigara içenler akciğer kanserinde öncelikle risk altındadır. Ancak, sigara dumanı haricinde akciğer kanserine yol açan farklı durumlar da vardır.

Özellikle gençler arasındaki sigara ve elektronik sigara gibi tüm bu kötü alışkanlıklar, akciğerlerde kansere dönüşebilecek değişikliklere yol açabiliyor. Bu, kanserli hastalıklara dönüşebilen eozinofilik pnömonidir. Bu kimyasalların tümü belirli mutasyonlara neden olabilir. Bu da akciğer kanseri riskini artırır.

Akciğer Kanseri Başarıyla Tedavi Edilebilir

Akciğer kanserinin farklı türleri vardır ve tüm hastalar için doğru olan tek bir tedavi seçeneği yoktur. Her durumda, muayene sonuçlarına ve hastanın özelliklerine göre bireysel bir tedavi seçilir.

Radyocerrahi, cerrahlar, çok çeşitli ilaç tedavisi, hastaların yaşam kalitelerini ve hastalığın gidişatını büyük ölçüde etkiliyor. Ayrıca nadir mutasyonları hedef alan ilaçlar da üretildi. 4. evre teşhisi konan hastalar üzerinde bile oldukça çeşitli tedaviler geliştirildi.

Yorum Yap

Yorum Yap