1. Ana Sayfa
  2. Sağlık
  3. Ciddiye alınması gereken endişe verici 15 hastalık belirtisi

Ciddiye alınması gereken endişe verici 15 hastalık belirtisi

Ciddiye alınması gereken endişe verici 15 hastalık belirtisi



Kulak çınlaması, topaklar, lekeler, ağrılar… Vücut sorunları çeşitli şekillerde yansıtır. Peki, bunlar ne kadar ciddi? İşte asla göz ardı edilmemesi gereken bazı belirtiler.

Birçok ciddi hastalığa ağrı, nefes darlığı, sindirim bozuklukları, idrar kaçırma, ciltte bozulma ve bitkinlik gibi belirtiler eşlik eder. Depresyon ve anksiyete, kafa karışıklığı ve bilinç kaybı da kendini gösterebilir. Bu semptomlar genellikle fark edilir.

Ancak küçük belirtiler çoğu zaman önemsenmez ve belirli hastalıklarla ilişkilendirilmez. Bazı küçük belirtilere dikkat etmek, zamanında fark edebilmek ve önlem almak hayat kurtarıcı olabilir.

Açıklanamayan kilo kaybından ani ışık parlamalarına kadar önemli belirtilere dikkat edilmesi gerekir.

Ciddiye alınması gereken endişe verici 15 hastalık belirtisi #1

Ciddiye alınması gereken 15 belirti

Göğüs ağrısı, ani görme kaybı veya şiddetli karın ağrısı… Bu tür belirtiler acil tıbbi müdahale gerektirir, ancak daha küçük belirtilere de dikkat etmek şarttır. Küçük belirtilerde ne yapmanız gerektiğini bilmek zor olabilir.

İşte dikkat edilmesi gereken 15 belirti.

1. Kornea çevresinde beyaz daire

İris ve göz bebeğini kaplayan ince koruyucu tabaka olan korneanızın etrafında beyaz bir halka oluşabilir. Bu yaşlanmanın basit bir işareti olabilir. Yaşla birlikte, kornea ile gözün beyazı arasındaki boşluk daha gözenekli hale gelir. Bu, görmeyi etkilemez veya tedavi gerektirmez.

Ancak, 40 yaşın altındaysanız, bu daire yüksek kolesterolün (hiperkolesterolemi) bir belirtisi olabilir. Kandaki kolesterol, trigliserit ve diğer yağların seviyelerini ölçtürmeniz iyi olacaktır.

2. Göz kapağı titremesi

Endişelenmeyin, gün ortasında göz kapağınız seğirebilir. Bunun için endişelenmenize gerek yoktur, hemen hemen herkes zaman zaman miyokimya denilen bu durumu yaşar. Göz kapaklarını açıp kapatan kasların sinirlerinde bir tür teklemeden kaynaklanır. Genellikle birkaç saniye sürer. Aşırı kafein veya alkol tüketimi veya stres göz seğirmelerini tetikleyebilir. Biraz dinlenin ve kahve ve alkol tüketmeyin.

Titreme atakları birkaç haftadan uzun sürerse veya daha güçlü kasılmalar göz kapaklarınızı kapatıyorsa, bir doktora görünmelisiniz. İdiyopatik yüz felci veya daha nadir görülen bir nörolojik bozukluk olan esansiyel blefarospazm olabilir, bu da görmeye engel olabilir ve ilaç veya ameliyat gerektirebilir.

3. Saç dökülmesi

Günde ortalama 50 ila 100 saç teli kaybetmek normaldir. Kafa derisinde 100 binden fazla saç teli olduğunu düşündüğünüzde 100 saç teli kaybetmek çok fazla değildir. Ancak aniden duşta biriken saç tellerini görmek normal değildir. Nedeni çoğunlukla iyi huyludur. Çeşitli hastalıklar, ameliyat, stres, yüksek ateş, diyet, doğum veya menopozun neden olduğu gibi hormonal değişiklikler saç dökülmelerine nden olabilir. Saç dökülmelerinin nedeni bunlardan biriyse, sadece zaman işleri düzeltebilir. Eski saç yoğunluğunuzu yeniden kazanmak 4 ila 7 ay sürebilir.

Ancak, bunlar haricinde tiroid bezi tarafından yetersiz hormon üretimi olan hipotiroidizm de saçları zayıflatır. Hastalık metabolizmayı yavaşlatır ve saç büyüme döngüsünü keser. Tedavi edilmezse hipotiroidizm, kalp hastalığı gibi komplikasyonlara yol açabilir.

4. Gözde kırmızı nokta

Gözünüzün beyazında aniden bir kan lekesi belirebilir. Bu endişe verici durum genellikle zararsızdır. Gözdeki bir damar öksürürken, hapşırırken veya çok fazla efor harcadığınızda bile patlayabilir, bu durum ssubkonjonktival kanama olarak adlandırılır. Kan sulandırıcılar da dahil olmak üzere bazı ilaçlar bir faktördür. Kan gözün beyazının şeffaf koruyucu tabakası altında birikir ve hatta her yere yayılabilir. Tamamen geçmesi yaklaşık 2 hafta sürer.

Ancak bunun haricinde bir kırmızı bir nokta fark ederseniz, farklı belirtiler olup olmadığını kontrol edin. Vücudun çeşitli yerlerinde de benzer noktalar görürseniz, sorun daha ciddi olabilir. Diyabet veya kanama bozukluğu olabilir.

5. Kulaklarda çınlama

Kafanızın içinde bir uğultu, ıslık çalma veya kükreme olabilir. Kulak çınlaması olan tinnitus şaşırtıcı derecede yaygın bir sağlık sorunudur. Çoğu zaman sadece birkaç dakika, saat veya gün sürer, ancak daha sonra geçer. Kulak çınlamasının en yaygın nedeni işitme kaybıdır.

Kulak çınlaması bir acil durum değildir, ancak uzun vadede yaşam kalitesini etkiler. Kulakların incelenmesi gereklidir, çünkü kulak çınlaması kulak kiri gibi bir tıkanıklıktan da kaynaklanabilir. Sebep yaşlanmaya bağlı işitme kaybıysa, bir işitme cihazı durumu iyileştirecektir. Çınlama ritmik veya darbeliyse, hemen bir uzmana danışın. Bu, damar daralmasının bir belirtisi olabilir ve felç riskini artırır. Bu durumda, damarı temizlemek için ameliyat gerekebilir.

6. Kulak ağrısı

Kulak enfeksiyonları çocukluk döneminin en büyük sorunlarından bitidir. Ancak bir yetişkinde bu sorun daha ciddi olarak incelenir, çünkü bu tür enfeksiyonlar daha az yaygındır. Sorun kulakta olmayabilir, eklem iltihabına neden olan temporomandibuler eklem bozukluğu en yaygın nedendir. Araştırmalara göre, bu hastalığa sahip kişilerin yüzde 70’inden fazlası kulak ağrısı yaşar. Kulağınız ağrıyorsa, ancak ateş, akıntı veya başka bir enfeksiyon belirtisi yoksa, diş aşınmasını kontrol edecek ve çene sesleri olmadığından emin olacak bir diş hekimine görünün. Ağız koruyucuları, çene kasını rahatlatmak için botoks enjeksiyonları veya fizyoterapi seanslarını deneyebilirsiniz.

Daha nadiren, zona hastalığının bir komplikasyonu olan Ramsay Hunt sendromu, kulağın yakınındaki fasiyal siniri etkiler ve kulak kanalında ağrıya, işitme kaybına ve hatta yüz felcine neden olur. Yüzün etkilenen tarafında bir döküntü görülür.

7. Dil üzerinde beyazımsı madde

Beyaz bir madde ile kaplı bir dil çoğunlukla kötü ağız hijyeni ile ilişkilidir. Dilin tat tomurcukları arasına sıkışmış bakteri, yiyecek artıkları ve ölü hücrelerin bir karışımıdır. En basit çözüm, dilinizi fırçalamak veya bir dil kazıyıcı kullanmaktır.

Kazınamayan kalın beyaz lekelerin görünümü olan lökoplaki, ağız kanserinin erken bir belirtisi olabilir. Olağandışı bir leke birkaç haftadan fazla sürerse mutlaka bir uzmana görünün.

8. Ağızda metalik tat

Ağızdaki metalik tada dysgeusia denir. Lityum, hipotansifler, kanser ilaçları ve demir takviyeleri genellikle buna neden olur. Tatsız, ancak ciddi olmayan bir belirtidir. Aldığınız ilaçları değiştirmek mümkün değilse gargaralar veya sakız metalik tadı maskelemeye yardımcı olur.

Çeşitli metal türlerinden yapılmış amalgamlar da bu soruna neden olabilir. Durum devam ederse amalgamların değiştirilmesi gerekir. Bunun haricinde karaciğerdeki herhangi bir bozukluk da ağızda metalik tada neden olabileceğinden, uzun süre devam ettiği durumlarda mutlaka bir uzmana danışmak gerekir.

9. Çene ağrısı

Ağrılı bir çene, ağzınızı geniş açtığınızda kilitlenme veya kopma hissi, çiğneme sırasında ağrı, temporomandibuler eklem bozukluğunun belirtileridir ve eklem çıkığı ve hareketini kontrol eden kasların ve bağların iltihaplanması riski vardır. Bruksizm (diş gıcırdatma) de yaygın bir nedendir ve birçok kişi geceleri dişlerini sıktıklarının veya gıcırdattıklarının farkında değildir. Sabahları baş ağrısıyla uyanıyorsanız bu, bruksizmi gösterebilir.

Daha nadir görülen yüzün bir tarafındaki çenedeki ağrı, diş hekiminin bir röntgen ile kontrol edebileceği bir kist veya tümörün varlığına işaret eder. Ağrı sadece sol tarafta hissedilirse ve boyundan çeneye yayılırsa, derhal acil servise gidin. Bazı durumlarda bu, kalp krizinin bir işaretidir.

10. Diş eti kanaması

Birçok kişi diş etlerinde plak ve tartar birikmesi nedeniyle diş eti iltihabı yaşar. Hafif vakalar bile fırçalama sırasında ağrısız kanamaya neden olabilir. Günde iki kez iki dakikalık diş fırçalama, diş ipi kullanımı ve düzenli temizlik seansları ile iyi diş hijyeni sorunu önler.

Ancak, tedavi edilmeyen diş eti iltihabı, diş kaybına yol açabilecek periodontitise dönüşebilir.

11. Boynun yakınında yumru

Vücudun çeşitli yerlerine yayılan lenf düğümleri bağışıklık sisteminde önemli bir rol oynar. Vücut bakteri, virüs veya başka herhangi bir yabancı madde tarafından istila edildiğinde lenf düğümleri, saldırıya cevap vermek için harekete geçirilen çok sayıda beyaz kan hücresi nedeniyle şişebilir ve sertleşebilir. İşgalciye karşı verilen savaş bittiğinde, normal görünümlerine geri dönerler.

Ancak, iki köprücük kemiğinden birinin üstündeki oyuktaki bir yumru (supraklaviküler lenf düğümlerinin bulunduğu yer) bir uyarı sinyalidir. Bu düğümler hastalıklar için önemli nöbetçilerdir. Sol supraklaviküler lenf nodunun hacmindeki bir artış, diğer belirtilerin yokluğunda bile mide veya diğer organlarda kanser riskini gösterir. Gecikmeden doktorunuza danışın.

12. Kalıcı baş ağrıları

Baş ağrıları, en az 3 ay boyunca ayda 15 günden fazla ortaya çıktıklarında kronikleşir. En yaygın tetikleyiciler susuzluk, uykusuzluk, görme problemleri, sinüs tıkanıklığı ve çalışırken kötü duruştur. Bunlar, çözümleri olan küçük problemlerdir.

Ancak, sorun bunların dışındaysa, özellikle haftada 2 defadan fazla reçetesiz satılan ağrı kesici kullanıyorsanız, daha fazla inceleme için bir uzmana başvurmanız gerekir. Bir neden bulmak her zaman mümkün değildir, ancak bazı ilaçlar, diyette bazı ayarlamalar ve besin takviyeleri sizi rahatlatabilir.

13. Soğuk eller

Genetik, yaz aylarında bile neden ellerinizin her zaman soğuk olmasına neden olabilir. Kan dolaşımının genellikle yavaş olduğu ileri yaştakiler ve çok az ısı yalıtımına sahip ince ciltliler, özellikle ekstremitelerde soğuğa karşı daha hassastır. Damarların daralmasına neden olan nikotin ve kafeinden kaçınılması ve vücut ısısını korumak için birkaç kat giysi kullanılması sorunu büyük ölçüde çözer.

Ancak, sorun bunların dışında olabilir. Raynaud sendromu da ellerde soğukluğa neden olabilir. Ekstremitelerde soğuk ataklar, ağrı, karıncalanma veya yanma hissi ile karakterize bir hastalıktır. Demir eksikliğinden kaynaklanan anemi de ellerde ve ayaklarda soğukluk hissine neden olur. Ayrıca yorgunluk, baş dönmesi ve göğüs ağrısı da ortaya çıkar.

14. Tırnaklarda beyaz lekeler

Tırnak üzerinde görünen lekeler veya çizgiler (lökotichia), genellikle tornakta bir darbe veya sıkışmanın işaretidir. Bu küçük lekelerin kaybolması 6 ila 9 ay sürer. Bununla birlikte, nokta oldukça sarıysa ve tırnağın kalınlaştığını gözlemlerseniz, bir mantar enfeksiyonu olabilir.

Çizgiler dikey ve koyu renkliyse, derhal bir doktora danışın. Açık tenli bir kişide bu, tırnak altında nadir görülen bir cilt kanseri şekli olan subungual melanomu gösterebilir.

15. Kronik şişkinlik

Her yemekten sonra sıcak şişkin hissediyorsanız, yalnız değilsiniz. Birçok kişi şişkinlik ve gazdan şikayetçidir. Brokoli, kuru fasulye ve bazı meyveler gibi şişkinliğe neden olan yiyecekleri belirlemek için yediklerinizin günlüğünü tutabilirsiniz.

Kalıcı şişkinliğe ağrılı kramplar, tuvalet alışkanlıklarınızda bir değişiklik, dışkıda kan, mide bulantısı, iştahsızlık veya sebepsiz kilo kaybı gibi farklı belirtiler eşlik ediyorsa bir doktora danışın. İrritabl bağırsak sendromu, çölyak hastalığı, Crohn hastalığı, divertikülit, ülseratif kolit ve kolon kanserini teşhis etmek için kapsamlı bir değerlendirme gerekebilir.

Yorum Yap