1. Ana Sayfa
  2. Uncategorized
  3. Jude Law’ı VIII. Henry Olarak İzleyeceğimiz Korku Filminin Kadrosuna Alicia Vikander Katıldı

Jude Law’ı VIII. Henry Olarak İzleyeceğimiz Korku Filminin Kadrosuna Alicia Vikander Katıldı

Jude Law'ı VIII. Henry Olarak İzleyeceğimiz Korku Filminin Kadrosuna Alicia Vikander Katıldı

“Firebrand” adlı film, “şatoda bir canavarla kapana kısılmış prenses” masalının modern bir versiyonu olacak.

Karim Aïnouz tarafından yönetilen “Firebrand” adlı korku filmi, İngiltere Kralı VIII. Henry’nin altıncı ve son eşi olan Kraliçe Catherine Parr ile ilişkisine odaklanıyor. Catherine Parr, daha önceki iki eşinin kafasını kestiren Kral ile olan evliliği nedeniyle bir nevi hayatını tehlikeye atmış olsa da, Henry’i kendisi gibi Protestanlığı seçmeye ikna etmek üzerinde çalıştı. 

O dönemde İngiltere Katolik bir şekilde yönetiliyordu ve Catherine, Henry’nin tek oğluna Protestan bir eğitmen ayarladı. Protestanların işkencelerle öldürüldüğü bu dönemde, kraliçenin idamı için de belge hazırlandı ancak Kral sonradan bu fikrin yanlış olduğunu benimsedi. Henry’nin ölümünden sonra Catherine sayesinde Protestan olan VI. Edward tahta geçti.

“Firebrand”da Kral VIII. Henry’i Jude Law canlandıracak. Cathrine Parr rolünde ise Michelle Williams’ın rol alacağı açıklanmıştı ancak Williams çalışma takviminin yoğunluğu nedeniyle projeden ayrılmak durumunda kalınca onun yerine bu rolü Alicia Vikander devraldı. 

“The Danish Girl” filmindeki performansı ile En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Oscar’ını kazanan Vikander, David Lowery’nin “The Green Knight” filminde ve Ferdinando Cito Filomarino tarafından yönetilen “Beckett”ta rol aldı. 

Filmin yönetmeni Karim Aïnouz, VIII: Henry ve eşleri hakkında çok fazla yapımın çıktığını ve bu noktada, etrafındaki güçlerden daha güçlü olduğu ortaya çıkan birine bakmanın çok önemli olduğunu belirterek, Cathrine Parr’ın hikayesinin anlatılmasını hak ettiğini söyledi.

Aïnouz ayrıca, “Bu, bir şatoda korkunç bir canavarla kapana kısılmış kadın hikayesine modern bir bakış. Bu filme başladığımda aklıma ilk gelen şey Mavisakal masalıydı. Bence, romantik aşk hikayeleri olarak aktarılan anlatıları yeniden gözden geçirmemiz son derece önemli.” ifadelerinde bulundu.

Yorum Yap