Patlayan Kafa Sendromu'nda artış: Kadınlarda daha sık görülüyor
  1. Ana Sayfa
  2. Sağlık

Patlayan Kafa Sendromu'nda artış: Kadınlarda daha sık görülüyor


                    Koronavirüs sonrasında Patlayan Kafa Sendromu’nda yaşanan artışlara dikkat çeken Prof. Dr. Akkoyunlu, sendromun kadınlarda ve yöneticilerce daha sık görüldüğünü söyledi.                    

Özel bir hastanenin Uyku Laboratuvarı ve Uyku Bozuklukları Merkezi’nden Prof. Dr. Muhammed Emin Akkoyunlu, koronavirüsün ardından yaşanan patlayan kafa sendromuna (Exploding Head Syndrome) dikkat çekti.

Yaşam kalitesini düşüren söz konusu sendromu, uykuya dalış sırasında kişinin kafa içinde sesli patlama ve gürültü duyarak uyandığı uyku bozukluğu olarak tanımlayan Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Muhammed Emin Akkoyunlu, hastalık hakkında bilgiler verdi.

Akkoyunlu açıklamalarında şu ifadeleri kullandı:

“Patlayan kafa sendromunun bir diğer ismi ‘Epizodik Kranial Duyusal Şok’ ve bu isim bilimsel camiada çok daha fazla kullanılan bir isim ve 1920’lerde tanımlanan bir hastalık. 1980’lerde ise biraz daha medyatik olan Patlayan Kafa Sendromu ismi kullanılmaya başlıyor. Bu hastalık aslında ‘Parasomniler’ adı verilen bir grup uyku hastalığının alt grubudur. Parasomniler, uyku sırasında uygun olmayan hareket, ses ve davranış bozuklukları olarak ortaya çıkan bir hastalık grubudur. Bu gece terörü kâbus veya uyku felcinden farklı olarak şiddetli çarpıntılar, uykuya dalmakta zorluklar, ani gelen korkular da uyku kalitesini bozar.”

Kadınlarda daha çok görülüyor

DHA’nın haberine göre; sendromun 50 yaşının üzerindekilerde, kadınlarda, kariyeri yüksek kişilerde daha fazla görüldüğünü söyleyen Prof. Dr. Muhammed Emin Akkoyunlu patlayan kafa sendromunun nedenlerini şöyle anlattı:

“Aşırı bedensel yorgunluk veya psikolojik bir baskı yorgunluğu, gün içerisinde yaşanan korku ve stres kaynaklı durumlar, depresyon, anksiyete gibi klinik tedavi gerektiren bazı psikolojik rahatsızlıklar, merkezi sinir sistemini etkileyen bazı ilaçlar ve nikotin, kafein alkol gibi maddelerin kullanımı semptomların ortaya çıkmasını tetikliyor. Bunun yanı sıra uzun süren gribal enfeksiyonlar eğer alt yapıda bir yatkınlık var ise sıklığında artış olabiliyor.”

Son dönemde patlayan kafa sendromuyla başvurulardaki artış yaşandığının bilgisini veren Prof. Dr. Akkoyunlu, “Bilimsel güncel çalışmalar patlayan kafa sendromu ile Covid-19 ve influenza ilişkisini henüz net bir biçimde ortaya koymadı. Ağır seyreden ve uzun süren enfeksiyonlar, stres düzeyindeki artışın patlayan kafa sendromuna tetikleyici güç olması güçlü bir ihtimal gibi görünüyor.” diye konuştu.

“Başka uyku hastalıklarına zemin hazırlar”

Hastalığın tek başına ciddi bir patolojik sorunlara yol açmadığını dile getiren Akkoyunlu, “Ancak sendrom sık yaşandığında uykusuzluk, yorgunluk, uykuya dalmada problem hatta bazen uykuya dalmada korku gibi durumlara yol açar. Gün içerisinde, gecenin getirdiği stresin devam etmesi veya geceleri oluşan çarpıntının ilerleyen süre içerisinde başka uyku hastalıklarına zemin hazırlar. Bu yüzden uykuya dalma sırasında ses şikayetinden rahatsız olanlar vakit kaybetmeden uzmana görünmeli.” uyarısında bulundu.

Patlayan kafa sendromunun tanı ve tedavisine ilişkin bilgi veren Prof. Dr. Akkoyunlu, “Hastamızı uyku laboratuvarımızda bir dizi testten geçiriyoruz. Altta yatan sorunların tespitinin ardından yaşam şeklinde olumlu yönde değiştirecek bir plan dahilinde tedaviyi belirliyoruz. Hasta, alkol veya uyuşturucu kullanıyorsa bırakması gerekiyor. Bazı durumlarda kullanılan ilaçlara bağlı olarak meydana geliyor onları değiştirmek gerekiyor. Anksiyete veya depresyon varsa bunların tedavisini almak gerekiyor. Bunlarla beraber hastalık biraz daha rahatlıyor.” diye konuştu.

Yorum Yap

Bu yazının yorum fonksiyonları kapatılmıştır.