Kaygusuz Abdal
Menâkıbnâmesine göre Alanya sancak beyinin oğlu iken Abdal Mûsâ'ya mürit olan Bektâşî şair.
Hayatı
Kaygusuz Abdal'ın hayatı büyük ölçüde ölümünden yaklaşık bir buçuk asır sonra yazıldığı sanılan anonim menâkıbnâmesine dayanır. TDV İslâm Ansiklopedisi onun XIV. yüzyılın ikinci yarısında doğduğunu belirtir ve hayatına dair başka bilgi bulunmadığını ekler. Menâkıbnâmeye göre asıl adı Gaybî'dir ve Alâiye (Alanya) sancak beyinin oğludur; pehlivan, okçu ve avcı olarak anlatılır. Bir av sırasında Elmalı'da Abdal Mûsâ'nın dergâhına giren bir geyiği takip ederken, attığı okun şeyhin koltuğuna saplandığını görüp ona mürit olmuştur. Şeyh ona "Kaygusuz" mahlasını verdi. Kırk yıl hizmet edip icâzet aldı, hac yolculuğu için Abdal Mûsâ'nın verdiği kırk abdalla Mısır'a gitti. Sultan Nil kıyısında onun için Kasrü'l-ayn Dergâhı'nı yaptırdı; hac dönüşü Şam, Halep, Bağdat, Kûfe, Necef ve Kerbelâ yoluyla Abdal Mûsâ'nın âsitânesine döndü. Menâkıbnâme hayatının diğer dönemlerini anlatmaz.
Doğum yılı konusunda kesin bir tarih yoktur. Dilgüşâ'daki bir ifadeden hareketle 1398 ileri sürülmüştür; Rıza Nur ise menâkıbnâmedeki kırk yıllık hizmeti hesaba katarak 1341'i önermiştir. TDV, onun bu tarihten sonra doğduğunu söylemenin mümkün olduğunu belirtir. Vikipedi'nin "~1341" tarihi Rıza Nur'un hesabına dayanır. Kahire'deki Bektaşî dergâhının son şeyhi Ahmed Sırrı Baba'nın sözlü rivayetine göre Kaygusuz Mısır'a ilk kez 1389'da gelmiş, 1394'te hacca gitmiş, 1397'de Kahire'ye dönmüş, 1403-1404'ten itibaren Kasrü'l-ayn'da irşad faaliyetinde bulunmuş ve 1444'te ölmüştür. TDV bu bilgilerin yazılı kaynağa dayanmadığını, ancak kabul edilebilir tarihler içerdiğini söyler. Vasiyeti gereği Mukattam eteğine gömüldüğü anlatılır; Elmalı'daki Abdal Mûsâ Türbesi'nde yattığına dair yaygın görüş ise belgelenmemiştir.
Şiiri ve üslubu
Kaygusuz Abdal, Yûnus Emre'nin ilk takipçilerinden biridir. Antolojilerde en çok hece ölçüsüyle yazdığı şathiye türü şiirleriyle yer alır, fakat TDV hece ile yazdığı şiirlerin bütün şiirlerinin ancak beşte biri olduğunu, geri kalanının aruzla yazıldığını belirtir. Şiirlerinde hayata bağlılık ve mutluluk özlemi öne çıkar. TDV'ye göre zengin çağrışımlar bazen anlamı geri plana iten gerçeküstü bir şiir dünyası kurar. Bir tasavvuf şairinde az rastlanan konular işlenir: karı dırdırından yakınmak, bit ve pireden bıkmak, kaba sofulardan kaçmak, iyi yemek, kır ve bağ gezileri. İnce alaylar, atasözleri ve deyimler yaygındır; Arapça-Farsça tamlamalardan uzaktır. Mensur eserleri de aynı sadelikle Türk dili açısından önemli sayılır.
Şiirlerinde geçen Murad Han'ın II. Murad, İshak Bey'in Üsküp sancak beyi Semendire fâtihi Gazi İshak Bey, İbn Fenâî'nin Molla Fenârî olduğu yorumu genel kabul görmüştür. Bursa, Edirne, Sofya, Manastır, Filibe gibi yer adları onun Rumeli'ye geçtiğini düşündürür.
Etkisi ve karışıklıklar
Kaygusuz ve şeyhi Abdal Mûsâ, Bektaşîlik örgütlenmeden önce Rum Abdalları ve Kalenderîler zümresine mensuptu ve eserlerinde Hacı Bektaş'a atıf yoktur. Bu zümreler XVI. yüzyıldan sonra Bektaşîliğe karışınca Kaygusuz Bektaşîliğin önemli simalarından biri oldu. Ehl-i beyt'e bağlılığını gösteren şiirleri nedeniyle Alevî-Bektaşî edebiyatının kurucusu sayılır. Kahire'deki dergâhı Bektaşîlerin dört halife makamından biri sayılmıştır (diğerleri Hacıbektaş, Necef, Kerbelâ). Bektaşîlerde kullanılan dört kapıyı ve on iki imamı simgeleyen taçın ilk kez onun tarafından kullanıldığı kabul edilir. Bu inanış Bektaşî geleneğine aittir.
Vizeli Kaygusuz Alâeddin (ö. 1563) adlı bir Bayramî-Melâmî şairi de aynı mahlası kullandığı için şiirler karışabilir. Gölpınarlı iki şairin şiirlerinin içerik farkını belirtir; 1495 tarihli Marburg yazması bu karışıklık endişesini büyük ölçüde azaltır. Bu nüshada 130'un üzerinde şiir bulunur; Kaygusuz'un mürettep bir divanı yoktur. Vikipedi, onu Bektaşîliğin ilk erkânnâmesini hazırlayanlar arasında da sayar.
Başlıca eserleri
- Budalanâme — tasavvufî konuları anlatan mensur eser.
- Kitâb-ı Miglâte — bir dervişin rüyaları üzerine kurulu eser.
- Vücûdnâme — insanın yaratılışı, gezegenler ve burçlar gibi konuları tasavvufî açıdan işleyen eser.
- Dilgüşâ — mesnevi tarzında 168 beyitlik girişle başlayan, mensur devam eden eser.
- Saraynâme — cihanı sembolik bir saray olarak anlatan eser.
- Gülistan ve üç mesnevi — manzum eserleri.