Küçük bir atölye, uzun bir disiplin.
Türk Otağ üç temel kanaat üzerine bina edildi: detay sanatkârın mührüdür, sistem evvelâ tefekkür eder, az fakat îtina ile vücuda gelir. Bu üç kanaat bir reçete değil, hânede sürdürülen bir edeptir.
Üç kanaat.
- I —
Sükûnet evvelâ gelir
Bir bileşen sıkışık görünüyorsa içerik fazla değil, sükûnet azdır. Tasarım gibi mimari de aynı edebe tâbidir: az söylemek, çok şey demektir.
- II —
Sistem evvelâ tefekkür eder
Acele yazılan satır, geç verilmiş kararı sonsuza dek kovalar. Evvelâ karar mimarisi, sonra arayüz, en sonunda kelâm.
- III —
Az, fakat îtina ile
Aynı anda dört muhataba yarım hizmet vermek yerine, iki muhataba ömür boyu sahip çıkmak. Atölye nizâmı budur.
Nasıl icra ederiz.
- I
Müzakere
Bir kahvelik muhabbet. Mes'eleyi anlıyoruz; ya kabul ediyoruz, ya da nezaketle doğru ellere yönlendiriyoruz.
- II
Tertip
Bir hafta içinde elden yazılmış bir mimari hülâsa ve net bir teklif. Aceleye yer yok; brief de bir sanattır.
- III
İcra
Haftalık demo, açık kaynak nezareti, paylaşılan bir komuta merkezi. Sürpriz yoktur; varsa biz haber veririz.
- IV
Teslim
Vesika, talim ve isteğe bağlı uzun süreli destek. Atölyeden ayrılmadan evvel sistem, ekibinizde nefes almaya başlamış olmalı.
Kurucu
Burak Arslan
Yazılım mühendisi, atölye sâhibi. Bir on seneyi aşkın vukufla karar verme sistemlerini, otonom yazılımı ve yapay zekâ terkibini iştigal eder.
Türk Otağ'dan evvel kurumsal AI projelerinde mimar ve müşavir olarak hizmet etti. Sade bir hayatı ve dürüst bir mühendisliği eş kıymette savunur.