Itrîʼnin Tekbîrʼinden Tanbûrî Cemil Beyʼin Şedd-i Araban taksimine, üç yüz yılın sesi. Her bestekâr için bir parça — kayıt arşivin izin verdiği kadarıyla.
1640 – 1712Klasik dönem · IV. Mehmed devriBestekâr · Mevlevî · cami mûsikîsi
“Klasik Türk mûsikîsinin atası.” Yenikapı Mevlevîhânesiʼnde yetişti; saray müezzinbaşılığı yaptı. Segâh Tekbîr ve Salât-ı Ümmiyyeʼsi üç yüz yıldır İslâm âleminin ortak nağmesidir — Mekkeʼden Endonezyaʼya kadar bayram namazlarında okunur. Bestelediği iki yüzü aşkın eserden bugüne yaklaşık kırkı ulaştı.
? – c. 1745Lâle Devri · I. MahmudSaray bestekârı · şarkı
III. Ahmedʼin ve I. Mahmudʼun saraylarında çalan, Lâle Devriʼnin neşesini bestelerine taşıyan üstâd. Şarkı formunu peşrev ağırlığından çıkarıp lirik bir kalıba kavuşturanların başında gelir. “Bu gece ben yine bülbülleri hâmûş ettim” gibi nakaratları bugün hâlâ icrâ edilir.
— Kanonik eser —
Şarkılar
çeşitli · muhtelif makamlar · Şarkı · c. 1720 – 1745
1778 – 1846II. Mahmud · AbdülmecidMevlevî · âyin · şarkı
“Üstâd-ı Ekber.” Yenikapı Mevlevîhânesiʼnde Ali Nutkî Dede ile yetişti; III. Selîm ve II. Mahmudʼun musâhibi oldu. Yedi Mevlevî Âyin-i Şerîfi besteledi — bunlardan Ferahfezâ ve Sabâ âyinleri klasik repertuvarın zirvesidir. “Yine bir gülnihâl aldı bu gönlümü” gibi şarkıları ise dilden dile dolaştı. Talebeleri Hacı Ârif Beyʼe kadar uzanan silsileyi taşıdı.
1831 – 1885Tanzimat sonrası · Abdülmecid · AbdülazizŞarkı bestekârı
Dede Efendiʼnin halkasından geçen, sarayda ders veren bestekâr; şarkı formunun mutlak zirvesi. Bin civarında şarkı bestelediği söylenir; bugüne otuz iki makamda yaklaşık üç yüzü ulaştı. “Olmaz ilâç sîne-i sad-pâreme,” “Bir nevcivâna dil müptelâdır” gibi parçalar Türk mûsikîsinin lirik damarını kurar.
Otuz bir yıllık kısa ömrüne yaklaşık üç yüz şarkı sığdıran, ârif ve melankolik bestekâr. Hacı Ârif Beyʼin halefi; ondan farkı, lirik metni acıyla katmanlamasıdır. “Hicrânla harâb oldu, sevdâzede gönlüm,” “Senden ayrı geçen ömrüm” gibi eserleri Türk mûsikîsinin elem repertuvarını tek başına şekillendirdi.
1873 – 1916Geç Osmanlı · II. MeşrutiyetTanbûr · kemençe · lavta virtüözü
Saz mûsikîsinin son büyük üstâdı. Tanbûr, klasik kemençe ve lavtada açtığı yol, kendisinden sonraki bütün icrâcıların referansı oldu. 1910 – 1914 arasında Gramophone, Orfeon ve Favoritte yüzü aşkın taş plak doldurdu; bu kayıtlar dijital arşivde bugün hâlâ ulaşılabilir durumdadır. Şedd-i Araban taksimi ve “Çeçen Kızı” saz semâʼîsi onun mührüdür.
— Kanonik eser —
Isfahan Gazel · Dil Verme Gönül
Isfahan · Gazel · tanbûr eşliği · c. 1912 · İstanbul
Mulla Osman el-Mevsılî (vokal) · Tanbûrî Cemil Bey (tanbûr) · İstanbul kaydı, c. 1912 3:39 · Public domain · Wikimedia Commons
1869 – 1945Geç Osmanlı · erken CumhuriyetŞarkı bestekârı · neyzen
Hâfız Mehmed Lemʼî olarak da bilinir. Şevkî Bey çizgisini Cumhuriyetʼe taşıyan köprü isim. Beş yüzü aşkın şarkısından bir kısmı bugünün repertuvarının çekirdeğini oluşturur — “Yalnız yıldızların hâli bilirsin,” “Bekledim de gelmedin sen,” “Nâr-ı firkat dâğ-ı sînemde tutuştu.”
1895 – 1961Erken Cumhuriyet · radyo devriBestekâr · hâfız · film mûsikîsi
Klasik üslupla halk müziği arasındaki köprüyü kuran, beş yüzden fazla eser besteleyen üstâd. Süleymaniye Câmiiʼnde imamlık yaptı; Mısırlı sinemanın Türkçe versiyonlarına bestelediği şarkılarla geniş kitleye ulaştı. Türk mûsikîsinin saraydan radyoya geçişini kişiliğinde temsil eder.
1900 – 1981Cumhuriyet · İstanbul RadyosuBestekâr · ses sanatçısı
Modern Türk mûsikîsi okuyuşunun kurucusu. 1930ʼda Fransaʼda eğitim aldıktan sonra Türkiyeʼye dönüp ilk konser formatlı recital geleneğini kurdu. Yahyâ Kemalʼin şiirlerini bestelediği “Aziz İstanbul,” “Endülüsʼte Raks” gibi eserleriyle bir dönemin entelektüel havasını sese çevirdi.
1931 – 1996Cumhuriyet · televizyon dönemiBestekâr · ses sanatçısı · söz yazarı
“Sanat Güneşi.” Konservatuvar disiplinini kitle iletişiminin yeni dilleriyle birleştirip Türk sanat mûsikîsini geniş bir izleyiciye taşıdı. Üç yüzü aşkın beste; sahne tasarımından plak kapağına kadar her detayı kendi çizdiği bir icrâ estetiği. Klasik repertuvarı modern bir sesle taşımış son büyük figürlerden biri.
Geç dönem klasik üslubun en saf temsilcisi. İstanbul Belediyesi Konservatuvarıʼnda yetişti, İTÜ Türk Mûsikîsi Devlet Konservatuvarıʼnda hânendelik kürsüsünü kurdu. Muhayyer Sünbüle Mevlevî Âyini ile 20. yüzyılda Mevlevî âyin bestekârlığını sürdüren son büyük isimlerden biridir.
1926 – 2021Cumhuriyet · 21. yüzyılBestekâr · ses sanatçısı · hekim
Son büyük yaşayan ustalar zincirinin son halkası. Hem hekimlik hem bestekârlık yürüten, yedi yüzü aşkın eser bırakan üstâd. 2017ʼde Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülüʼnü aldı. Bir asra yakın ömrünün son demine kadar dersliklerinde talebe yetiştirdi; klasik silsile onunla bir devrini kapadı.