Cumhuriyetʼe uzanan · Kāhireʼde, Melik I. Fuâd için

Aziz Efendi Mushaf-ı Şerîfi

Mehmed Aziz Rifâî Efendi

Filibeli Ârif Efendi ve Muhsinzâde Abdullah Hamdi Beyʼden icâzetli, Meşihat kalemlerinde çalışan Aziz Efendiʼnin 1922ʼde Mısır Meliki I. Fuâdʼın davetiyle Kāhireʼde yazdığı mushaf. Nüsha 1952 ihtilâlinden sonra kayboldu; hattat 1933ʼte İstanbulʼa döndü, 1934ʼte öldü.

Yazılışı ve tarihi

Bu sayfa, Rifâî Aziz Efendi'nin (öl. 1934) Mısır Kralı I. Fuad için yazdığı mushafı, yani "Melik Fuad nüshası" olarak anılan eseri konu alır. TDV İslâm Ansiklopedisi'ne göre Fuad 1920'de kendi adına bir Kur'ân yazdırmak istedi. Hattat seçmek üzere Mısır nakîbüleşrâfı Muhammed Ali Biblâvî'yi İstanbul'a gönderdi. Biblâvî önce Medresetü'l-hattâtîn'de Türk hattatlarının yazılarını inceledi, ardından Bâb-ı Meşîhat'ta Aziz Efendi'yi ziyaret etti ve eserlerini görüp ona karar verdi.

Aziz Efendi, Meşihat dairesinin 6 Eylül 1922 tarihli yazısıyla beş ay izinli olarak Kahire'ye gitti. Mushafı Ezher âlimlerinin denetiminde, Osmanlı imlâsına göre altı ayda yazdı. Tezhibi de ondan istenince izni beş ay daha uzatıldı. Ketebe sitesi süreyi bir yıl olarak verir; iki kaynak arasındaki bu fark tezhip süresinin hesaba katılıp katılmamasından doğmuş olabilir.

Hattat Kahire'ye bir davetle gitti, sürgün edilmedi. Mushaf 1922'de yazıldı. 1934, Aziz Efendi'nin ölüm yılıdır; 16 Ağustos 1934'te öldü ve Edirnekapı Mezarlığı'na gömüldü.

Hattat ve üslubu

Trabzon'un Maçka kazasında doğan Aziz Efendi, ailesinin 93 Harbi sırasında İstanbul'a göçmesiyle Eyüp'te büyüdü. Sülüs ve nesihi Filibeli Ârif Efendi'den öğrendi. 1896'da Ârif Efendi ve Reîsülhattâtîn Muhsinzâde Abdullah Hamdi Bey'den bu yazılarda icâzet aldı. Ta'liki Karinâbâdlı Hasan Hüsnü Efendi'den meşk etti ve 1894'te ondan icâzet aldı. Celî sülüs ve celî ta'lik inceliklerini ise Sâmi Efendi'nin Horhor'daki evinde yapılan sohbetlerde öğrendi.

TDV, onun Şevki Efendi yolunda kendine özgü bir şive kazandığını ve çabuk yazdığı için "serîülkalem" diye anıldığını yazar. Divanî, reyhânî, muhakkak, tevkīî, ta'lik ve rik'ayı da bilirdi; celî sülüs istifinde ve tuğrada başarılıydı. İlk memuriyeti 1896'da Meclis-i İdâre-i Emvâl-i Eytâm Kitâbeti'ndeydi; sonra Meşihat kalemlerinde çalıştı, bir yandan Medresetü'l-kudât ve Mahmûdiye Rüşdiyesi'nde yazı dersi verdi. "Saray katibi" nitelemesi kaynaklarda bulunmaz, görevleri Meşihat çevresindedir.

Mısır yılları

Kral Fuad, Mısır'da zayıflamış olan hat sanatını canlandırmak için ondan Kahire'de bir mektep açmasını istedi. Aziz Efendi ailesiyle birlikte oraya yerleşti. 1922 sonunda Halilağa Medresesi'ne bağlı bir hat mektebi kuruldu. İlgi büyük olunca 1923 başında Şeyh Sâlih Medresesi'nde ikinci bir mektep açıldı ve Aziz Efendi ikisinin de müdürlüğünü ve hocalığını üstlendi. TDV, Kahire'deki on bir yıllık hocalığın etkisiyle birçok İslâm ülkesinden gelen gençlerin klasik Türk hat üslubunu kendi ülkelerine taşıdığını belirtir. Kahire'de icâzet verdiği öğrenciler arasında Tâhir el-Kürdî, Muhammed Ali Mekkâvî ve Muhammed Efendi eş-Şehhât sayılır; İstanbul'daki öğrencileri arasında Mahmut Bedrettin Yazır ve Ömer Vasfî Türk anılır. Sağlığı elvermediği için Nisan 1933'te emekliliğini isteyip İstanbul'a döndü.

Mushafın bugünkü durumu

TDV'ye göre Melik Fuad için yazdığı Kur'ân, 1952'deki Nâsır ihtilâlinden sonra kayboldu. Yani nüshanın şu an nerede olduğu bilinmiyor. Hattatın on iki mushaf yazdığı bildirilir: biri o tarihte Afganistan emîrinde, biri Hidiv Abbas Hilmi Paşa'nın validesindeydi; ikisi İstanbul'da Kubbealtı Kültür ve Sanat Vakfı'nın Ekrem Hakkı Ayverdi Koleksiyonu'ndadır, diğerlerinin yeri bilinmez. Bursa Ulucamii'nde iki yazısı, Türk ve İslâm Eserleri Müzesi'nde 116 levhası vardır. Kahire'de 1924'te yayımlanan yirmiyi aşkın meşk albümü ve iki kaside de eserleri arasındadır.

Kaynaklar

— Diğer mushaflar —
WhatsApp’tan yazınFiyat aralığı