Cumhuriyet dönemi

Hâmid Aytaç Mushaf-ı Şerîfi

Hâmid Aytaç

Diyarbakırlı hattat Hâmid Aytaç (1891–1982), harf inkılâbından sonra da atölyesinde ve yazı evinde çalışmayı sürdürdü. Yazdığı iki mushaftan biri basıldı; verdiği icâzetlerle sonraki kuşağın en etkili hocalarından oldu. Mushafı serbest dolaşımda dijital olarak yer almıyor.

Hattat ve mushafı

Hâmid Aytaç'ın asıl adı Şeyh Musa Azmî'dir. 1891'de Diyarbakır'da doğdu; 18 Mayıs 1982'de İstanbul'da öldü (Ketebe sitesi ölüm tarihini 29 Mayıs olarak verir). Karacaahmet Mezarlığı'na gömüldü, mezarı sonradan Şeyh Hamdullah'ın ayak ucuna nakledildi. Diyarbakır'da sıbyan mektebi, askerî rüşdiye ve idâdîyi bitirdi; 1908'de İstanbul'a gelerek Hukuk Fakültesi'ne yazıldı, Sanayi-i Nefise Mektebi'ne devam etti ve haritacılık üzerine Almanya'da ihtisas yaptı.

Kaynaklar onun iki mushaf yazdığını ve bunları en önemli işlerinden saydığını belirtir. Biri Türkiye'de ve Almanya'da basılmıştır. Bu sayfa belirli bir nüshayı değil, mushaf yazan hattatı anlatır.

Hocaları

Rık'ayı Vâhid Efendi'den, sülüsü Ahmed Hilmî Efendi'den, celîyi Nazif Bey'den, sülüs ve nesihi Kâmil Akdik'ten, tuğrayı İsmâil Hakkı Altunbezer'den, ta'liki Hulûsi Yazgan'dan öğrendi. Kaynaklarda klasik anlamda bir icâzet belgesi bulunmadığı söylenir. Buna karşılık verdiği icâzetler çok değerli sayıldı; Anadolu Ajansı'nın aktardığı bir anlatımda talebelerinden biri bu icâzeti "Oxford mezuniyeti" gibi görüldüğünü söyler.

Meslek hayatı ve eserleri

1908'de Haseki'deki Gülşen-i Maârif Mektebi'nde resim ve yazı hocalığı yaptı. 1909'da Rüsûmât Matbaası müdürü oldu, Mekteb-i Harbiye matbaasında ve Genelkurmay'da hattatlık yaptı. İmzasını önce "Azmî" yazarken sonra "Hâmid" olarak değiştirdi. Harf inkılâbından sonra Ankara Caddesi'ndeki Reşit Efendi Hanı'nda bir atölyede çalıştı; Babıâli'de "Hattat Hâmid Yazı Yurdu" adlı bir yazı evi de işletti. Çelik üzerine gravür ve ambalaj etiketi baskısı gibi uygulamalı işlerle de uğraştı.

Celî sülüs, sülüs, nesih ve ta'lik yazdı. Yaklaşık yetmiş beş yıllık sanat hayatı boyunca çok sayıda cami yazısı hazırladı: İstanbul'da Şişli ve Eyüp camileri, Ankara'da Kocatepe Camii kubbe yazıları, Paşabahçe, Hacı Küçük ve Yeni Postahane mescidi, Kasımpaşa Camii'nde Nebe sûresi, ayrıca Çan (Çanakkale) ve Tavas (Denizli) camilerindeki yazılar bunların arasındadır.

Talebeleri ve mirası

Öğrencileri arasında Halim Özyazıcı, Hasan Çelebi, Fuat Başar, Hüseyin Kutlu, Ziya Aydın, Ahmet Fatih, Refet Kavukçu ve Yusuf Ergün sayılır. Yabancı öğrencileri de vardı; Bağdatlı Haşim, Yusuf Zennun ve Japon Minako bunlardandır. 1982'de İstanbul Aydınlar Ocağı ona Üstün Hizmet Armağanı verdi. 1986'da İslam Konferansı Teşkilatı'na bağlı kurumun düzenlediği milletlerarası hat yarışmasına onun adı verildi.

Aytaç sonraki kuşağın etkili hocalarından biridir, ancak başka silsileler de sürmüştür. Harf inkılâbının hat sanatını "yasakladığı" iddiası da okunan kaynaklarda geçmez; kaynaklar yalnızca hattatın değişen koşullarda atölye ve yazı evi işlettiğini gösterir.

Kaynaklar

— Diğer mushaflar —
WhatsApp’tan yazınFiyat aralığı