Kânûnî devri başı

Karahisârî Mushafı · 1526–1527

Ahmed Karahisârî

Ahmed Karahisârîʼnin 933 hicrî yılında istinsâh ettiği tek ciltlik nüsha; Türk-İslâm Eserleri Müzesiʼnde korunur. Yâkût üslubunu yeni bir yorumla canlandıran hattatın Kânûnî devri başından kalan tarihli bir eseridir.

Yazılışı ve tarihi

Sayfa, Ahmed Karahisârî'nin 933 hicrî yılında (Ekim 1526 – Eylül 1527) istinsah edilmiş bir mushafını anar. TDV İslâm Ansiklopedisi bu tarihe uyan bir nüshayı kaydeder: Türk ve İslâm Eserleri Müzesi'ndeki 400 numaralı mushaf 933 (1527) tarihlidir ve ketebelidir. Süleymaniye Türbesi'nden müzeye 5 Ocak 1914'te getirildiği belirtilir. Sayfada gösterilen nüsha bununla aynı olabilir, ancak envanter numarası kaynaklarda açıkça eşleştirilmez.

TDV'ye göre Karahisârî, Afyonkarahisar'da 1470'ten önce doğdu. II. Bayezid'in ilk yıllarında ilim tahsili için İstanbul'a gitti ve ömrünün sonuna kadar orada kaldı. Aklâm-ı sitteyi İranlı hattat Esedullāh-ı Kirmânî'den meşketti, ketebelerinde de hocası olarak hep onu belirtti. Halvetî şeyhi Cemâleddin İshak Karamânî'ye bağlandı. 1545 tarihli bir saray defterinde kâtipler bölüğünde günlük 14 akçeyle görünür. Doksan yaşlarında öldü; ölümü için "Geçti hayfâ Karahisârî-i pîr" ibaresiyle 963 (1556) tarihi düşürülmüştür. Mezarı bugün bilinmemektedir. Başka kaynaklarda ölüm yılı 1556 ya da 1566 olarak değişir.

Hat, tezhip ve cilt özellikleri

TDV'ye göre 933 tarihli TİEM 400 mushafı 27 × 20 cm boyutundadır, 908 sayfadır ve her sayfada on bir satır nesih vardır. Zahriye, serlevha, sûre başları, cüz, hizip, aşır ve secde gülleri tezhiplidir; koyu kahverengi şemseli, miklebli, köşebentli deri cilt taşır.

Karahisârî'nin ayırt edici yönü TDV'de şöyle anlatılır: Şeyh Hamdullah'ın nesih ve sülüs düzeni Osmanlı zevkini belirlemişken, Karahisârî Yâkūt el-Müsta'sımî üslubunu yeni bir yorumla canlandırdı. Celî ve müsennâ yazılarda Yahyâ Sûfî ve Ali b. Yahyâ Sûfî'yi örnek aldı. Böylece kendi adıyla anılan üslubu kurdu; "şemsü'l-hat" ve "Yâkūt-ı Rûm" gibi sıfatlarla anıldı.

Bugün nerede

TDV, Karahisârî'nin eserlerini şöyle sıralar: Topkapı Sarayı'nda Kanûnî için yazdığı büyük mushaf (Hırka-i Saâdet 5), İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi'nde 1556 tarihli küçük boy mushaf (AY 6714), TİEM'de bir en'âm (1443), Yâsîn-i şerîf (2649) ve murakka'lar. Bunlara ek olarak yukarıdaki 400 numaralı mushaf listede yer alır.

Önemi

Karahisârî'nin Kanûnî için yazdığı mushafın tezhibi III. Murad ve III. Mehmed dönemine kadar, yani 1596'ya dek sürdü; kaynaklarda bu tezhibin Kara Memi üslubunda yapıldığı belirtilir. Talebeleri arasında evlâtlığı Hasan Çelebi ile Demircikulu Yûsuf Efendi anılır. TDV, onun celî ve müsennâdaki etkisinin Mustafa Râkım'a kadar sürdüğünü, aklâm-ı sitte alanında ise bir yüzyıl içinde Şeyh Hamdullah mektebine yer bıraktığını belirtir.

Kaynaklar

— Diğer mushaflar —
WhatsApp’tan yazınFiyat aralığı