I. Abdülhamid devri

Mahmud Celâleddin Mushaf-ı Şerîfi

Mahmud Celâleddin Efendi

Kendi çabasıyla yetişen Dağıstanlı hattat Mahmud Celâleddin Efendiʼnin 3 Aralık 1778 tarihli küçük boy mushafı. Tezhibi İbrâhim Nazifʼe aittir; temellük kaydı XIX. yüzyılda Sultan Abdülazizʼin kızı Nâzıma Sultanʼa ait olduğunu gösterir. Bugün Halîlî Koleksiyonu’nda QUR 1076 numarasıyla kayıtlı.

Yazılışı ve tarihi

Halîlî Koleksiyonu'ndaki QUR 1076, kendini "Hafız Mahmud Celâleddin" diye imzalayan bir hattatın elinden çıkmıştır. Koleksiyon kaydı mushafı 13 Zilkade 1192 (3 Aralık 1778) tarihli verir ve İstanbul'da hazırlandığını söyler. 1778, I. Abdülhamid'in saltanat yıllarına (1774–1789) düşer.

Koleksiyon kaydındaki hattatın, TDV İslâm Ansiklopedisi'ndeki Mahmud Celâleddin Efendi ile aynı kişi olduğu kaynaklarda açıkça belirtilmiyor; ad, dönem ve üstatlık nitelemesi bu özdeşleşmeyi çok akla yatkın kılsa da kesin bir ifade okunan metinlerde yoktur.

Hattat hakkında

TDV'ye göre Mahmud Celâleddin Dağıstan'da doğdu. Doğum tarihi bilinmez; 1774 tarihli bir murakka'ya bakılarak yaklaşık 1750 civarı tahmin edilir. Babası Nakşibendî şeyhi Mehmed Efendi'yle birlikte İstanbul'a göçtü. Akmolla Ömer, Abdüllatif, Yamakzâde Sâlih ve Ebûbekir Râşid gibi dönemin üstatlarından meşk etmek istediği, ancak dik başlı tavrı yüzünden kabul edilmediği söylenir. Bunun üzerine Şeyh Hamdullah ile Hâfız Osman'ın yazılarına bakarak kendi çabasıyla ustalık düzeyine ulaştı. Başlangıçta bazen "Mahmûdü'l-Mevdûd" imzasını kullandığı eserlerinden anlaşılır. Mushaf, en'âm, evrâd, dua kitabı, kıta, murakka', hilye ve levha yazdı; Eyüp'teki Mihrişah Vâlide Sultan Türbesi'nin 1793 tarihli mermer celî sülüs yazıları ona aittir. 1829'da Boğaz'daki İstavroz semtinde öldü ve Eyüp'teki Şeyh Murad Dergâhı hazîresine gömüldü; kabir taşı hâlâ dergâhta korunur.

Hat, tezhip ve cilt özellikleri

Koleksiyon kaydına göre ana metin nesih, yardımcı yazılar rik'a ile yazılmıştır; sayfada on beş satır bulunur. Tezhibi İbrahim Nazif adlı bir sanatçıya aittir ve kayıt, bu işçiliğin yazının kalitesine denk olduğunu söyler. Cilt, XIX. yüzyıldan kalma, yaldızla bezeli koyu kahverengi maroken olup bir kutu içindedir. TDV, Mahmud Celâleddin'in celî sülüsünü Râkım'ın tavrı karşısında tutunamamış bir üslup olarak anar.

Bugün nerede

QUR 1076, Halîlî Koleksiyonu'ndadır; 279 varak ve 15 × 9,5 cm boyutundadır, yani küçük boy bir mushaftır. 277b varağındaki mülkiyet kaydı, mushafın XIX. yüzyılda Sultan Abdülaziz'in kızı Nâzıma Sultan'a ait olduğunu gösterir. Koleksiyon bu kaydı, nüshanın o dönemde de değerli sayıldığının işareti olarak yorumlar. Kayıt ayrıca eseri, XVII. yüzyıl sonu ve XVIII. yüzyılda İstanbullu hattatların kentli ve seçkin müşteriler için ürettiği mushaf türüne örnek gösterir.

Önemi

Mahmud Celâleddin'in en bilinen talebesi Mehmed Tâhir Efendi'dir; Sultan Abdülmecid'in hüsn-i hat öğrenimi ondan olmuştur. TDV'ye göre bu yüzden bazı hattatlar bir süre onun yolunda yazmaya devam etti, ancak Abdülmecid'in ölümünden sonra çoğu Mustafa Râkım'ın tavrına döndü. Eşi Esmâ İbret de hat sanatında adı geçen hanımlardandır.

Kaynaklar

— Diğer mushaflar —
WhatsApp’tan yazınFiyat aralığı